Üstad

“Üstad yazmaz oldun” dedi bana.

Şirazem kaydı.

“Yazacak ne kaldı ki” dedim.

Akorda muhtaç gönlümün telini bir titretti derinden. İnce bir “Vay” geçti içimden…”Mi” alıyım, kimselere çaktırmadım, yüzümde bir felfecir gülümseme. İnsan insanın hem ilacı hem zehri be.

Güzel dostluklar biriktirin gibi klişe bir saçmalıktan bahsetmiyorum ama, düştüğünüzde damarınıza oynayıp Sizi yerden kaldıracak insanlar bulun.

Dedim ve yazdım.

Saat 16:30 mu desem 17 mi o aralıkta bir zaman dilimi parktayım. Kıvrıldım bir kenara ve iki soluklanmak için cebimden çıkardım paketi, 5-6 Suriyeli çocuk diğer yan bankta, 2 kız diğer bankta. Birinin saçı turuncu diğerinin ki pembe. Hara güre sesler arapça… çocuklar bi azdılar, ordan oraya koşuyor, şakalaşıyor, oynuyorlar… Hop! Derken 5-6 Türk çocuk geldi bu sefer karşı banka. Sesler epeyce arttı bu arada. Sanırım, bu sabilerin sesi rahatsız etti, bide kızların etrafında şakalar makalar, içerledi bizimkiler. Nerden baktığına bağlı ama Haklıda dersin, haksızda. Çocukların üzerine yürüdü içlerinden biri, peşinden diğerleri

-“S*n gidin lan burdan” dedi ve “gel” dedi birine yakalayıp dövecek gibi. Çocuklar kaçıştılar ama birkaçı,

-“Bekle… Bekle” diye bağırdı koştuğu yere

-“Kimi çağırıyorsan çağır, şimdi s*n gidin burdan, baban deden topunuz gelin lan, eşşoleşşekler, boka çevirdiniz lan vatanı”. Suriyeliler çil yavrusu gibi dağıldı tabi.

Takipteyim… Az sonra kızlar olaya müdâhil oldu, Turuncu olan,

-“Bu şekilde davranmanız doğru değil, Onlar daha çocuk, şiddetle çözemezsiniz bu durumu, anlıyorum ama baksanıza daha çok küçükler kimbilir ne güçlükler yaşıyorlar, tek eğlenceleri parkta oynamak” dedi. Türk çocuk;

-“Ordan geliyorlar burda milletin karısına kızına yavşıyorlar, biz sizin namusunuzu korumak zorundayız”dedi. Kız beklenen klasik cevabı yapıştırdı hemen,

-“Sizemi kaldı bizim namusumuz”. Türk çocuk,

-“Ne dion sen ya!”

-“Sizemi kaldı bizim namus bekçiliğimizi yapmak”

-“Yaa peki öyle olsun, saldırsınlar size o zaman iyimi olur?” Bu sıraya Suriyelilerden 2 çocuk tekrar geldiler gayet mazlum.

-“Ya ne saldırması çocuk onlar daha çocuk, baksana”

-“İyi o zaman ne halt yiyorsanız yiyin”. Türk çocuklar ayrıldı olay yerinden. Sadece 2 Suriyeli çocuk ve 2 kız kaldı. Kızlardan biri Suriyeli çocuklara tane tane bir anlattı anne edasıyla görsen bu turuncu kafadan bu sözler çıkarmı hayret edersin, ” Bakın” dedi. ” Siz çok gürültülü oynadığınız ve bize çok yaklaştığınız için Onlar sizi yanlış anladı, bu yüzden çok gürültü yapmadan oynayın, insanlara çok yakın durmayın, tamammı? Bizim için mahsuru yok ama yanlış anlıyorlar, bakın şurda kaydırak tahtarevalli var, hadi orda oynayın”

Kızın nasihatini dinleyen çocuklar, diğerlerinide çağırıp kaydıraktan kaymaya başladılar. Hafif meşrep olay yeri dağıldı, süt limana döndü park.

Şimdi… Gelelim Suriyeli meselesindeki şahsi kanaatime, siyasi değil tamamen insani, tabiki kimse mahallesinde yeni farklı milletten insanlar görmek, farklı dilde konuşan veya alıştığı düzenin dışında bir yaşantı tarzı görmek istemez, aynı minvalde kimsede yurdunu, kurulu düzenini terkedip bilmediği bir ülkede yuva, iş kurmak yada çocuğunu büyütmek istemez. Sen ne kadar “oh ne güzel dünya, gel buraya arapça tabelalar… iş kur, araba al, devletin okuluna gönder” desende bu durum gerçek hissiyatları yansıtmaz, Şimdi bu 2 gerçek varken, neden burdalar veya burdayız sorusu bir “Sonuç“tur. Bizlerin asıl bakması gereken nokta ise “Sebep“tir. Çünkü hepimiz farklı ülkelerde farklı milletlere sahip olsakta, çizilmiş sınırlarımız ve ayrı dil, din, ırk ve renklere sahip olsakta, toplumların ve insan soyunun tümünü bir diğer deyişle popülasyonu etkileyen durumlarda rasyonalite geçersiz kılınır, peki Neden? Neden mi? Çünkü hepimiz insanız, çok basit değil mi? Çünkü vicdanımız var. Bizi bir çok canlıdan ayıran en önemli özellik. Sadece sınırlara silahlı güç dikmek veya onları aç bırakmakla çözülecek bir konuda değil bu yada ülkene ilelebet almakla da çözülemeyecek.

Belki ütopik gelecek ama tüm zincirler birbirine bağlı aslında, Japonyadaki sel seni etkiler, Singapurdaki deprem seni etkiler, Suriyedeki savaş etkiler, Türkiyedeki yangın onları etkiler, bu yüzden savaşana silahı satana, sele değil sera gazı salınımına, depreme değil kurduğumuz şehirlerin kalitesine, yangına değil önlemini almaya bakacağız. Demokratik toplumlarda “Kontrolör” olmak bir vatandaşlık hakkı ve zorunluluğudur. Bu yüzden kimse bana “Neden” demesin. Evet hakkettiğimiz şekilde yönetilir, yaşar ve ölürüz, belki şu anda olumsuz diye gördüğümüz, zararımıza diye düşündüğümüz konular çok geçmeden lehimizede olabilir, bunuda bilemeyiz. Asıl öznel başlık; nedenlerini çözmek için çaba sarf etmediğimiz tüm iyi niyet temennilerimiz boşadır, gerçek olan yaşanılan sevinç hüzün yada acıdır. Sonuç; Eleştiri ise oyunu dışardan izleyenlerin lüksüdür. Bu yüzden kapa çeneni ve koy şu gövdeni taşın altına.

Güzel ülkemin güzel insanları, aynı anda 4 mevsimi yaşatır maşallah. Yanımda 3 amca var, ayrı teranelerde sohbet koyu ama, kulak misafiriyim.

Tıpkı flarmoni orkestrasındaki muzisyenler gibi hepsi ayrı bi tip, ayrı beceri, ayrı enstrüman da bir eseri icra edip şu dünyanın müziğini çalıyorlar belkide.

-“Kaç yaşındasın Sen?”

Koltuk değnekli olan -“61”, ağzında izmarite gelmiş cigara -“Sen?” der.

-“Ben 72yim” bisiklet yanında belli ayaklar çalışıyor, Kanlı canlı diri amcam “Şunu bırak gari, şunu!”

-“Neyi?”

-“Şunu diyom şunu, ağzındakini”

Gevrek gevrek hırıltılı güler, -“Yaa… Bırakırımda bırakmam”

-“Ne demek o”

-“Valla yarın gel dese, giderim yanına” yukarıyı işaret ederek.

-“Deme öle”

-“Vallaha öle”

-“Yapacağımı yaptım burda, bi denede oglum var, hayırsız, okuttum, evlendirdim, eyledim, aç değil açıkta değilim. yiter gari… Benden paydos “

-“iyi güzelde, bile isteye denmezki, halin vaktin nası? kimin kimsen varmı senden başka”

-“valla çok şükür yeniliyo içilio, gel buyur evim hemen şura, akşama güveç var, verdim fırına 2 saate çıkar, ha öyle para pulda istemez ama atıyosan 3 5 bişey tamam, ha yok dersen onada tamam.”

-“Sağol varol paşam, Allah razı olsun, evde hanım bekler”

Hanım deyince, Gözler daldı bizim abinin önce, cebinden bi cigara daha çıkarttı, kırış kırış yüzünde ifade kalmamış… Belli dertlendi ama, kendi kendine, yaktı çıtır çıtır derin bir nefes çekti, zehri gözlerinin kenarlarından çıkarken tam başladı konuşmaya,

-“Ayıptır söylemesi daha dururdum burda amma, şerefsizlik, ibnelik hepsi var, hepsi burda, lafım meclisten dışarı ha… Kesen vaaaar kesemeyen var, lan geçen kırk kanaat biriktirdim, bidene koyun aldım vardım kurbana. Bana ne diyo bilionmu yanımdaki -“Aslında bize düşmezde” dio. ” Napak adettendir kesioz” dio. Bak şerefsize bak, Bide bindiği arabaya bak… Vay ibne vay dedim. Lan şerefsiz sana düşmüyosa biz tavukmu kesek. Böyle ibnelikten, böyle adamlar görmekten, ben bu dünyadan soğudum arkadaş, ne görüyorsanız görün alın hayrını görün, bak yeminle diom bu akşam deseki, gel yanıma, vallaha giderim billaha giderim.”

-“Ne iş yapardın Sen?”

-“Ben otobüs şoförüydüm Abi, sonra taksim vardı, belediyeye çalıştım uzun süre… Sene 71-79 arası”

-“Hoop, olmaz, dur orda!”

-“Ne olmaz?”

-“61 yaşında değilmisin paşam, 11 yaşındamı verdiler ehliyeti sana?”

-“Matemetiğin kuvvetli baba, yanlış dedim, 81-89 arası o”

-“E sonra”

-“Sonrasını sorma abi, kanser etti millet beni”

-“Millet mi etti, yoksa şu illet mi?”

-“Yok be baba çok içmezdik, dudak tiryakiliği bilionmu, asıl diğerinden günde 3-5 yuvarlardık”

-“Ohoo bide içki çıktı şimdide, sen bu emaneti kötü kullanıon bak, benden demesi”

-“Abicim bizim modeller bö’le napalım, hep çekti gitti arkadaşlar, kaldım bir başıma, avrat zaten sizlere ömür 2010 da oda eyvallah, bizde böyle kukuman kuşu gibi bu saatler dedinmi, bi hava alıyım ayağına şu bastonlar elimde kötürüm kötürüm ağız ayırıyoz işte”

Kavuncu abi lafa girdi,

-“kavun verimmi akşam yersin abi”

-“yok şimdi, o kavun rakısız gitmez baba”

Anladım ki yazacak daha çok şey varmış.

Ve o zaman diyorumki, talihinizin açık olması dileğiyle Sizleri 13. yüzyılda Latince yazılmış olan fortuna nızla başbaşa bırakıyorum.

#orff #carminaburana #o’fortuna #suriyeli #kötürüm #park #benimgagoriköykülerim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s