Tanrı’ya inanır mısın?

-Tanrı’ya inanırmısın?

-Evet ama dindar olduğum söylenemez

-Olsun. Kim dindarki?

-Ya işte kilise falan çocukluğumdan beri gitmedim

-Eeee

-Eeeesi işte bende yok

-Dostum sana şöyle diyim. Bence işin püf noktasını atlıyoruz, hepimiz, tüm anglosaksonlar. Basit bir şekilcilik üzere yaşıyoruz, yaptığımız taştan heykellerle övünüp aslında kendimize küçük putlar inşaa ediyoruz. 10 yıl önce Birleşmiş Milletler temsilcisi ile birlikte İslamabad tarafında yani bugünkü Pakistan’da, Hindistan ziyareti sonrası mülteci kamplarını görmek için gittiğimizde, Tanrı’nın asıl ilgilendiğinin “niyet” olduğunu söyleyen bir sûfi ile tanışmıştım.

-nasıl yani?

-Mesela müslümansın… Namaz kılmak istiyorsun, birçok sebeptende kılamadın veya birini iyilik etmek istedin ancak edemedin.

-evet

-işte şu vaktin namazını kılıyım diye düşünmen, bu kişiye yardım etmem gerekli demen; “niyet” ama hadi abartmayalım… namaz öncesi onların ritüelleri vardır, belli bölgelerini temiz su ile yıkarlar, adı: abdest

-evet

-Bunun başında bile “niyet ettim Allah rızası için” derler, Tanrı sadece abdest almayı bile ibadetten sayıyor yani. Yani sanırım iyilik olsun diye atılan ilk adım bile ibadet.

-emin misin?

-Onların Kutsal Kitabı Kuran-ı Kerim’de bi ayet okumuştum. Dur hatta google’dan buluyum bi sn.. Beni çok etkilemişti… Bulucam şimdi… ha. “Ey insanlar! işte size temsil, dikkatlerinizi ona çevirin: Allah’ tan başka ilâh yerine koyup taptığınız ve kendilerine yalvardığınız her ne varsa, bütün imkânlarını birleştirip bir araya gelseler tek bir sineği olsun yaratamazlar. Bundan da öte, eğer sinek onlardan bir şey kapıp götürse onu bile kurtarıp geri alamazlar. İsteyende güçsüz, kendisinden bir şey istenilende!” bu ayeti gördüğümde acizliğimi dibine kadar hissettim. Bu dönemde de insan, para, şöhret, mutluluk üzerine bir çok yalvarış, isteme ve hatta tapınma halinde değilmi? Devir değişmiş ama Dönem çokta değişmemiş demek ki… diyorum ki hiç olmazsa “niyet” edelim be dostum.

Dinle sözüm sana direm özge edâdır

Dervîş olana lâzım olan aşk-ı Hudâ’dır
Âşıkın nesi var ise ma’şûka fedâdır
Semâ safâ câna şifâ rûha gıdâdır

Aşk ile gelin eyleyelim zevk u safâyı
Göklere değin ir görelim Hû ile Hâyı
Mestâne olup depredelim çeng ile nâyı
Semâ safâ câna şifâ rûha gıdâdır

Ey sûfî bizim sohbetimiz câna safâdır
Bir cür’amızı nûşidegör derde devâdır
Hak ile ezel ettiğimiz ahde vefâdır
Semâ safâ câna şifâ rûha gıdâdır

Aşk ile gelin tâlib-i cûyende olalım
Zevk ile safâlar sürelim zinde olalım
Hazret-i Mevlânâ’ya gelin bende olalım
Semâ safâ câna şifâ rûha gıdâdır

http://www.gagori.com
#niyet #segahniyazilahisi #semaayini #hzmevlana #osmannuritopbaş #tefekkür #benimgagoriköykülerim

Tanrı’ya inanır mısın?” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s