Dali

Girona, Bask bölgesi, İspanya 11:34

Yüklü miktarda antibiyotikten sonra, günlük 1500 mg dozda tabletler çeyrek hap kıvamında hissettiriyor, böbreklerinin bundan 20 yıl sonraki halini hayal et, işlevini kaybetmiş ağır aksak çalışan bir extruder hatdaki dişlilerin paslanmasına rağmen hortumla su tutmak gibi ironik olsa gerek. Sanki bir yerlerde planlar yapıp, hazırlanmış metinlerle yanına gelsem, her şey daha anlamlı olacak ama benim asıl istediğim kendiliğinden gelişen bir hikâye de başrolleri paylaşmak ve aynı sahnede bağımsız eller tarafından alkışlanmak.

Doğaçlama olmalı yani…Kurgunun zerresi gezmemeli bahçemde. Ama ne dersem diyeyim, bencilliğimden hayıflanıp çerçevelerime hikâyesi tamamlanmamış melankoliklikler kaydettim bu zamana kadar. Biriktirdim…Cebimden çıkarıp çıkarıp tamamladım ve kimse çakmaz diye düşündüm. Ne biliyim… Milletin aklı yedi batman daha ağır benim tarzımın oktavından, aynı tavda dövülmeyişimizde benim solungaçlarım batar bu çift tırnaklı gergedanların boğazına.

Çoğu zaman sonunu düşünmediğim için, egoizm kokan kimliğim ele veriyor kendini işte böyle…bilgisine, kültürüne ve görgüsüne tüm cemiyetin inandığı özgür birisi değil de, benim birimle konuşmak istedim… Ama nerde… Giderek bana benzemeye başlar hepside. İlk tanıştığımda kendine özgü biriydi , değistirilmemiş ve değismemiş; kendisi degisik zaten. Saatlerimin, günümün ve hatta hayatımın en keyif verici anlarıydı ki ondan onlu dakikalarımda elim çenemde gülümser halde buluyordu beni, çok farklı taraflarda olmamızın canı cehenneme, öyle ışık görmemişti gözlerim bugüne dek, aşktan özür dilerim…

Aman işte yine klasik yalancının paradoksu gibiyim, koştururken üstü başı yırtılan çocuk gibi, sürekli çabalıyor ama yetişemiyorum o çöp kamyonuna, sanki yetişmek işimede gelmiyor hani… Uzanıp bi’taraflarımı büyütmek en güzeli oluyor bazen.

Dali Dali Dali sende bunun içinmi geldin İspanyanın bu en ücra ķöşelerinden birine, insanlardan uzağa, yatış için… Bana sorarsanız insan beyni ya en rahat yada en rahatsız olduğu dönemlerde yaratıcı düşünme yapısına ulaşıyor.

Bizde elimizde telefonlar çekiyoruzda çekiyoruz. Yapmak yok, yapmak zor iş, düşünmek gerekir sonra alimallah, çekmek kolay, rahat, kebap. Psikopatolojime veryansın ediyor ve optimist bir sadomazoşist olan iç güruhuma burdan sesleniyorum. Ulan Realizm, bayan sürrealizm hanginiz daha gerçek.

Çıkışta herkes “gördünmü abi adam kafayı yemiş, çok para bozuyor işte”.

Girona’ya kadar varmışken bi barselona yapmasak olmazdı. Hazır Bask’ların arasındayız. Hazır bide Noucamp’ta maç var. Vurduk yine kendimizi yollara, Messi’li, Arda Turan’lı, Xavi’li ve çılgın kale arkası Katalan seyircilerin oluşturduğu 99.351 kişi kapasiteli bu devasa yapıda maç izlemek muhteşemdi.

Gollerde gelince stadın keyfine diyecek yoktu. Herkes halinden memnun futbolu izlemenin zevk olduğu bilincinde bir karnavalı yansıtıyordu Camp Nou’ da. Kadın erkek çoluk çocuk genç yaşlı bu güneşli günde aileleriyle sevgilileriyle arkadaşlarıyla iyi vakit geçirmek için gelmişlerdi buraya.

Koyu baskların Katalonya diye ayrılıkçı takıldığı o günlerde balkonlara asılan kırmızısarı çizgili bayraklardan çok daha kesindi aslında çizgiler, referandum bile yapmış olan bu İspanya Fransa arasına sıkışmış millet, hükümetten turizm gelirlerinin %20 sini talep ediyor, yıllar önce bir fuar için kurula gelmiş barselona şehri ise hep bir ağızdan kendi Bask dilinde şarkılar söylüyordu kale arkasında.

Maç bitti büyük bir keyifle dağıldık. Şimdi durak La Sagrada Familia yani bitmeyen kiliseyi görmekti. Bu eserdede Gaudi’nin parmağı olduğunu ögrenince yuh dedim ya, arkadaş her taşın altından aynı mimar mı çıkar. Tüm Barselona şehrini yapmış bide gelmiş bazilikayı yapmış, Helal.

İspanya’ ya 2. gelişimdenmidir nedir, bu adamların kelimelerinde yapılarında yemek isimlerinde hep bir Arabilik, bizdeki arapça dillerinde etkisiyle çok bi’kolay anlaşır olduk, Endülüslerin 780 yıl hükmettiklerinden midir? nedir? kültürde bir Araplık aleni, oryantalist tarafları bu Akdeniz ülkesine çok yakışıyor. E tabi sonunda flamenko olmazsa olmaz demi, izleyelim bakalım çingenelerin dansını ve alkışlarıyla tuttukları ritmin ezgisiyle topuklarında ezilelim o güzel baharların.

http://www.gagori.com

#dali #salvadordali #spain #espana #bask #girona #gameofthrones #barselona #barcelona #katalunya #flamenko #messi #xavi #gaudi #lasagradafamilia #campnou #noucamp #endulus #benimgagorikgezmelerim

Dali” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s