Morocco’nun Fas’ı

vedasız elvedaların kadınına…

Canı çıksın bu romantik sevdalar ve yerle bir olsun tüm o sarayların ince işlemeli sütunları, bilmem kaçıncı veliahtın bilmem kaçıncı gözdesine ayırdığı bu saray yavrusu odaya zeval gelmesin.

Adı Fas… Yalnız tek Fas diyen biziz ha, ekserisi Morocco bilir bu ülkeye. Genel bir yanılgı var, Arap sanılır ama aslı Berberidir. Biraz Arap biraz Berberi biraz Musevi ortaya mix bir halk, başındaki Kral, reformist Muhammed. Ta dedesini Fransızlar sürgünden alıp, bunların başına geçirmiş.

Üç dil konuşulur burda, biri kendisini 40 yıl sömüren Fransız’ın diliki hala çok severler, çocuklarını bile Fransız okullarına gönderirler, diğeri kırık bir Arapça ve Berberi dili. Berberi Alfabesini incelemenizi öneririm ilginç çünkü.

Her türlü meyvenin yetişebileceği bir iklime sahip, Avrupanın meyve ihtiyacının büyük kısmını karşılıyor. Konum olarakta çok stratejik bir yerde. Yeni başkent Rabat. Aynı bizdeki gibi ekonomik başkent ise Marakeş. Cebelitarık boğazının bi yakası İspanya diğer yakası Morocco. Yani öyle bi yerki Afrika kıtası ile Avrupa kıtasının bağlandığı yer, hani daha net anla diye söylüyorum. Bizim boğaz sadece bize ait.

Aşağısında tartışmalı Batı Sahra bölgesi var. Moritanya diyorki bura benim, Fas olmaz öyle iş benim bura. Fosfat cenneti Fas, özellikle gübre ve kimya sanayinde de iyiler. Yani şöyle diyim, kendi kendine yeten ülkelerden biri aslında, ancak halk dendiği kadar refahta değil, sanırım Kral’ın arağından aşağıdakilere sıra gelmiyor. Ama hangi yerde farklı ki; “Etrafına bak Süpermen, evlere bak! Herkes hakettide oturuyor öylemi? hiç arak yok yani! Tertemiz. Uyan süpermen! daha uçucan.”

Yaya iken, araçta, yolda, bir çok insanın bizdeki “hayırdır kardaş” tarzı el hareketleri yaptığını görürsünüz, çok dikkate almayın kavga nizah değil toplumsal bi “call down” hareketiymiş aslında, dedimki bizde kavga sebebi bu hareket, adamı keserler.

Marakeş sokaklarında faytonla gezerken sarayın muhafızlarını fotoğraflarsanız hat hüt bağırma çağırma adamı alırlar aşağı. Bu yüzden temkinli olun.

Biraz tarihi bilgiler de vereyim, Fas a Fas dememizin sebebi buranın eski başkenti olan Fes ten gelirki, Fes; 1800 lerin başında 2.Mahmut yönetiminde reformist atılımlar yapan, Osmanlı İmparatorluğuna demirleyen bir Tunus Zırhlısından inen askerlerin başındaki kırmızı şapkaların çok sevilmesi ve sonuç olarak padişahın 1800 lerden 1900 lerin başına kadar sürecek ve bu kısacık zaman diliminde ortalığı kasıp kavuracak olan moda akımına milletin ayak uydurması ve Mahmut ikinin kılık kıyafet zorunluluğu olarak resmi dairelere fesi sokmasıyla başlar. İste bu kırmızı başlıklar Fes şehrinde üretilir o dönemde, Oysa ülke Morocco’dur.

Oryantalist akımında etkileriyle Doğuda aydınlanacağını düşünen bir çok yazar çizer düşünür, tamda o dönem Osmanlıyı ziyaret etmiş olacak ki, zamanı yansıtan tüm hikaye resim haber ve yabancı kaynaklarda Osmanlı toplumu fesli bilinir. Şunun şurasında 100 yıl takmış takmamışız yani.

2 şehir ön planda biri Casablanca diğeri ise Marakeş. 2 side curcuna. her ne kadar turist şehirleri olsalarda dışardaki trafik berbat ve turiste gösterilen saygı sıfır. Herkes ütmek için programlanmış. Şöyle anlatıyım; kullanılan para birimi Dirhem. 1 Euro yaklaşık 10 dirhem gibi. Satıcının 100 dirhem dediği bişeyi 20 bilemedin 30 dirheme çok azıcık pazarlıkla alabiliyorsun. Hatta almaktan vazgeçtinmi, arkandan koşa koşa geliyorlar 20 dirheme vermek için. Turisti kazıklamak her turist çeken ülkede olduğu gibi burdada yaygın yani.

Çufçuf derler dönüp bakma hemen, anlamı bak bak! Çok az fransızca comment tu t’appelle ile ortamı ısıtıp, je m’appelle Abdulrezzak ile devam ederse, devamında sen müslüman ben müslüman bize de mi aynı fiyat bro dedin mi. Sonunda discount discount la bi’şeye bağlıyo’sun işte.

Halkı saygısız arada kalmış bir millet, Marakeşte Yaint Saint Laurent‘in sonradan edindiği bir bahçe varki aman gidin aman gidin dem’icem, sakın gitmeyin. zaman kaybı, dandik 100 tane bambu ağacından oluşan bir bahçede, neymiş efendim içinde 5000 çeşit bitki böcük öteberi varmışmış. Yalan. Tam bir kandırmaca.

Kafelerinde çokça türk müziği duyarsınız, acayip üzümleriyle ünlü bu yüzden a class şarap üretiyorlar.

Hem Casablanca için hemde Marakesh için tek söylenebilecek akşam yemeği programları iş görür. Hani yemekler iş görür ama her b’kun içine kişniş koymasalar daha iyi olur mesela… Bö geldi kişnişten. Gösterilerde idare eder at üstünde acayip hünerliler, dansetmedikleri zamanlarda da süperler.

Fakat canlı müzik dedinmi kulağınız bu zımbırtılara hazır olmayabilir, bizdeki gibi koma yok sanırım adamlarınki resmen afrika tamtamı. Tek kulağıma hoş gelen Cezayir asıllı rahmetli Rachid Taha nın Ya Rayah oldu.

Bunun dışında şehri uzaktan sevmek aşkların en güzeli olsa gerek.

Casablanca filminden kalan isme aldanmayın zaten film direk Hollywood platolarında çekilmiş. Casablanca daha metropol gençlerin sokaklarda özgürce cirit attığı bir kent, sabah şöyle bir büfeye uğradım, meyve istemiştim ama meyve suyu geldi. Taze hemen oracıkta sıkıveriyor zaten bol envayi çeşitini bulabilirsin. Yanına da ekmek arası tatlı bişeyler veriyor. 30 dirhem hadi eyvallah. Cumburlop mideye.

Casablanca daha şehir hayatı, Marakeşse yazlık sayfiye mekanı gibi, ya başta çok yerdim ama, milleti birazda bize benziyor, iyiside var kötüsüde hani. Ama insanın hafızasına en kötüsü gelirya.

Sanada eroin kaçakçısı gibi davransalar sende uyuz olurdun. Bide kontuar sırasında tepiş tepiş önüne geçmeye çalışan bir faslı grupla epey tartıştım. Onlara çizgileri gösterek ingilizce arkamdaki sırada durmalarını tarif etsem de arkamdaki bayanın sanıyorum bana fransızca küfretmesinden sonra tam anlamıyla “you must my back; kiss my ass” demişim ki, bilmiyorum, neyse gruptan aman yapma sana yakışmaz telkinleriyle sakinleştikten sonra, pasaport sonrası kontroldeki abartılı arama sonucu yaşlı bir alman amcanın pantolununun indirilmesiyle birlikte kilotunununda düşmesi sonucu nirvanaya ulaştım.

Banada farklı bir muamele olmadı yani, vücudcağızımın her bir noktasına dokunarak aranmamla sinir katsayım son noktaya ulaştı ve ana avrat dere tepe düm düz ne varsa söverek polisin sert bakışları altında olay yerinden uzaklaştım. Tam bir prosedürler ülkesi.

Yeniden Fas’a dönelim. Marakeşte büyük pazar yerine gitmeniz hediyelik eşya için gerekecek, bence fazla para harcamayın çünkü çin malı güzel kardeşlerim. Ama havayı soluyun. Neler içtiklerine ne giydiklerine ne yediklerine bakın. Takın sırt çantalarınızı dünyayı keşfe çıkın. Biraz Tukish Airlines sloganı gibi oldu ama. Turkish Airlines varya Turkish Airlines. Bence dünyanın en kral havayolu firması. Bu fiyata bu lüks hizmet, başka yerde bulamazsın.

Ülke ilginçtir, Atlas okyanusuna daha çok kıyısı olmasına rağmen Akdeniz iklimi yaşıyor, her yer zeytin, hurma ve argan ağacı.

Etrafı sıra dağlarla çevrili ülkenin, en yüksek noktası 4100 metre olan Atlas dağlarına tırmanıp, Berberi kabilelerinin hayatlarını inceleyebilirsiniz. Nitekim 4×4 bir Land Cruiser kiralayıp Ben inceledim, Berberi’den çok Fransız bisikletli gördüm vallahi. Lan sizin yokmuki Fransa’da bisiklet süreceğiniz yer buraya geliyorsunuz diyicem tam, bu kur farkıyla adamlara buraya gelmek daha ucuza mal oluyordur diye düşündüm. Kader ortağımız Fas, Küresel düzenin parası beş para etmez ülkeleri…

Gelelim Argan yağına, bu yağ bir çok faydası tescillenmiş, hakkaten insan vücuduna iyi gelen bir madde, Saç, cilt, yemek vs. birçok konuda kullanılıyor bu yağ, meyvesi sert, susamdan tahin çıkartır gibi beton silindir el degirmenleriyle yağını çıkartıyorlar.

Ancak işi o kadar kozmetiğe dökmüşlerki bence bazı konularda gerçekliğini yitirmiş, tavsiyem saf yağ şeklinde almanız. 250 ml sine 75 dirhemden fazlasını vermeyin ben 120 dirhem vererek kazık yedim. Yağın yanında size itelenen sivilce kremi, hemeroit kremi, yok migren yağı derken 700 dirhemlik oluyorsun, kasada biranda öpüyorlar haberin bile olmuyor.

Şimdi sonuç olarak gidilip görülmesi gereken ancak çokta fifi olan bir yer Fas, her ne kadar tüm bir dünya Morocco desede, herkes gider Mersine biz gideriz tersine misali inadına Fas’ tan sesleniyorum, gözleri cezayir menekşesi vedasız elvedaların kadınına.

#fas #morocco #argan #berberi #veda #turkishairlines #thy #atlas #casablanca #marrakesh #ikincimahmud #benimgagorikgezmelerim

Morocco’nun Fas’ı” üzerine bir yorum

  1. Gezip gördüğüm yerlerden biri ve çok güzel anlatmışsınız. Kral 2.Hasan camii’ni ziyarete gittiğimizde gurup olarak hep birlikte kelimeyi şehadet getirmeden içeri almadılar-sadece müslümanlar ziyaret edebilirmiş.İçerdeki ahşap oymacılığı müthişti. Yalnız cuma olmasına rağmen namaz kılan 3-5 kişiydi.
    Tatlıları çok güzel görünüyordu ama yiyemedik elleriyle poşete dolduruyorlardı. Bir de adım başı çömelip açık alan demeden hacet gideriyorlardı. Kızların saçlarını savura-savura dansları da görülmeye değerdi doğrusu. Paylaşım için teşekkürler.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s