Barbie

İçimi dökmeye hiç niyetim yok zaten zor sığdırdım, sadece tespitte bulunucam, mutsuz olmanın geçerli bir sebebi var mı, yani bana belirli bir sebep ver… Ölüm, hastalık yada ayrılık gibi; eğer birileri tarafından beğenilmemek yada alnında çıkan sivilce seni üzüyorsa bilemem ama… Dermansız bir derdin olmayacağı, Tavşancık Harry kafasıda vaadetmiyor hayat, bunu bil.

Bi kere şuna inan savaşların, açlık ve yoklukların arasında neden mutsuz olmayasın ki, aslında normal olan bu, diğer şipitak sürekli bir mutluluk hali anormal, daha fazlasına sahip olamadığın için kahrolmak veya yetenden fazlasını arzu etmek… En son çıkan sende olmalı, en neti, en pahalısı, en lezzetlisi, en şaşaalısı, en güzeli, hatta en güzeli kendin olmalı… İşte taa Barbielerimizi o kadar kusursuz yapmaya başladıklarında anlamalıydık bunun buraya geleceğini. Kusursuz bir vücut, süper elbiseler, mükemmel bir yaşam.

Bi’madde bi’fikir bi’bişey üretmeye programlanmış bi’metabolizmadan ibaret aslın, e tabiki bi’halt olamadığını düşündüğünde mutsuz olacak, kodlarında var, bir moron gibi yaşamaktan itina etmek neden garip olsunki. Ayağa yeniden kalkmak, başardıkça, başaramadıkça, yendikçe, yenildikçe, kazık yiyip tecrübe ettikçe, haliti ruhuyene asortik enstanteneler kazımak doğru olan. Skalan genişleyip çakraların açılacak belki, belki anlam kazanacak mutsuzluğun. O yüzden bana hiçbir şeyden tat almıyorum safsatasını sıkma. Yeterki vazgeçme. Kağıda yaz, yoksa taşa yaz, aklına yaz.

7buçuk milyar insan içinde %1 i stabil processde bu çarkın dişlisi olsa, 75 milyon ederki bir ülke nerdeyse. Hipotez şu, %1 lik 75 sabit mi yoksa değişken organizmamı, yani bunun olup olmadığını bırak bana sorsunlar. Ben psikolog kafamla, yani Ayşe bazen iyi tarafa geçip bazende moron mu oluyor diye düşüneyim tatlım, ama bu benim işim, senin değil.

Günlük hayatımızın içinde ıskalayıp, aman bitsede gitsek dediğimiz ekranlarda o güzelim gözlerine yazık ettiğin, ettiğimiz ayrıntılar içinde boğulduğumuz, meşgul olmaya zorlandığımız, güzel olmakla, beğenilmekle, yanlış anlaşılmasın fiziki güzellikten bahsediyorum, doneler sunuluyorki, foto açısı, make-up, likelanmak, takip edilmek, makyajlanmış ve montajlanmış görüntü kareleri, erişilemeyen bir güzel olma kaygısı, sürekli gerçek diye pompalanıyor… Belki yanağındaki tırnak yarası seni güzel yapan, belkide tek gözünün hafif kaymasıdır ha, kıyamet gibi her yanımız güzel daha güzel en güzel, güzelin nasıl güzel olduğuda artık meçhul, çekirdek bir ailenin içinde bile kimse kimsenin ne hissettiğiyle değil, yalnız menfaati olan ve kendini güzel gösterecek taraflarıyla ilgileniyor.

http://www.gagori.com

#güzellik #moron #barbie #psikolog #mutsuzluk #benimgagoriköykülerim

Barbie” üzerine 2 yorum

Alev Abla için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s